Uranüs ve Neptün Uzay Aracı

NASA, sıradaki hedefi olarak Güneş Sistemi’nin en az ziyaret edilen gezegenleri Uranüs ve Neptün için uzay aracı göndermeyi planlıyor.

En son Voyager 2 uzay aracı tarafından yaklaşık 30 yıl öncesinde ziyaret edilen bu iki gezegen, bu özelliği ile hakkında en az bilgiye sahip olduğumuz gezegenlerdir. Neptün ve Uranüs hakkındaki çoğu bilgimizin Voyager 2 uzay aracı sayesinde elde edildiği ve o dönemdeki teknoloji düşünüldüğünde, geçmişteki bilgilerimizin bir kısmının eksik veya yanlış olabileceği tahmin ediliyor.

Öte yandan, NASA bu projede sadece yörüngeden gözlem yapacak bir uzay aracı kullanmak yerine, istenildiğinde gezegenin atmosferine giriş yapıp, bilgi toplayabilecek türde bir sondanın da bulunduğu iki parçadan oluşan bir uzay aracı geliştirmeyi planlıyor. Ve bunun için de 1989 yılında Jüpiter’e gönderilen Galileo uzay aracı örnek alınıyor. Galileo’nun geliştirilmiş ve ileri teknoloji sahip bir versiyonunun geliştirilmesiyle, gerekli bilgilerin elde edilebileceği öngörülüyor.

Galileo uzay aracı 1995 yılında Jüpiter’e ulaşmış ve sekiz yıl boyunca Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni hakkında bilgileri dünyaya iletmişti. Bu görevi sırasında üzerinde bulunan sondayı Jüpiter’in atmosferine göndermiş, gezegenin inanılmaz zorluktaki atmosferinden bir saat boyunca bilgi akışı kesintisiz devam etmişti.

Neptün ve Uranüs

NASA, Uranüs ve Neptün görevleri için Jüpiter’in atmosferine neredeyse bir saat boyunca dayanabilen bu sondayı örnek alacak. Sondanın güçlendirilmesiyle Uranüs görevi için uzay aracının yeterli olacağı düşünülüyor. Fakat Neptün için durum biraz daha farklı. Çünkü, Neptün’ün atmosferinde çok büyük hızlarda fırtınaların olduğu biliniyor. Ve sondanın bu şartlara dayanabilmesi için bazı ekstra özelliklerin bulunması gerekli olacaktır.

Neptün ve Uranüs gibi Güneş Sistemi’nin uç köşelerinde bulunan cisimlere gönderilmesi planlanan uzay araçları için hesaplamaların çok iyi yapılması gerekiyor. Çok uzun süren yolculukların ardından atmosfer görevinin başarısızlık ile sonuçlanması, tüm görevin çöpe gitmesine neden olabilir. Bu yüzden, NASA’nın tüm pürüzleri kaldırmadan görevin detaylarını açıklamayacağı düşünülüyor. Pürüzlerden en büyüğü ise, ABD’nin son dönemlerde yaptığı kısıtlamalar yüzünden görev için ayrılacak bütçenin ne olacağıdır.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Yazı ile ilgili görüşünüz nedir?

Görüş ve yorumlarınızı buradan belirtiniz.
İsminiz yazınız