Carrington Olayı Nedir

0

Tarihin en büyük Güneş fırtınalarından biri olan Carrington olayı sırasında neler yaşandı?

Carrington olayı, 1859 yılında Güneş’teki en büyük patlamalardan birinin yaşanmasının ardından Dünya atmosferini saran Güneş fırtınalarının ne kadar yıkıcı olabileceğini gösteren tarihi olaydır.

Günümüzde çoğumuz için elektronik eşyalar olmadan yaşamayı düşünmek neredeyse imkansızdır. Hatta, hayati öneme sahip bazı işlemlerin bile artık elektrik ve elektronik eşyalar olmadan yapılması çok zor. Peki bu eşyaların hepsinin bir anda kullanılamaz hale geldiğini düşünsenize ne büyük bir kaos yaşanırdı?

Carrington olayı tam da böyle bir sonuca yol açmıştı. 1859 yılında yaşanan Güneş fırtınası deyim yerindeyse gezegenimizi yutmuş ve bir anda yaşanan bu olay yüzünden telgraf tellerinde ve elektrik şebekelerinde ise arızalar meydana gelmişti.

Güneş patlaması
Güneş fırtınası

Dönemin şartları dolayısıyla yeni yeni telgraf telleri döşeniyor ve elektrik şebekeleri kuruluyordu. Bu yüzden, günümüzde yaratabileceği etkinin çok daha küçük ölçekli hali yaşandı. Fakat yine de Dünya’nın dört bir yanında gökyüzü tam olarak aydınlandı.

Carrington Olayı Sırasında Ne Oldu

1 Eylül 1859 sabahında Güneş üzerine yaptığı araştırmalar ile bilinen İngiliz gökbilimci Richard Christopher Carrington, Güneş’in yüzeyinde beyaz bir ışık parlaması yaşandığını, ardından ise manyetometre verilerinin incelenmesi ile olağan dışı bir aktivitenin gerçekleştiğini fark ettiklerini belirtiyor.

Bu parlak ışık yaklaşık bir dakika sürdü ve sonrasında kayboldu. Ve olayın gerçekleştiği sabahın gecesinde kuzey ışıkları görülmeye başlandı. Fakat bu günümüzdeki gibi belli bölgeler ve sönük şekilde değil, dünyanın bütün bölgelerinde gökyüzünü aydınlatacak derece parlak olarak gerçekleşti. O dönem bu durumu açıklanırken kullanılan şu söz her şeyi açıklıyor: “Gece o kadar aydınlanmıştı ki, kitap bile okunabiliyordu.”

Manyetik Alan
Güneş’ten gelen parçacıkları ve Dünya’nın manyetik alanının davranışı

Aynı gece, tabi her şey göründüğü kadar güzel değildi. Çünkü o dönem için manyetik fırtına ismini verdikleri olay yüzünden telgraf tellerinden şebekelere gönderilen elektrik, şebekeler, yakmış. Hatta telgraf için kullanılan kağıtlar bile tutuşmuştu.

Kuzey ışıkları ile beyaz ışık parlaması neden farklı zamanlarda gerçekleşti? Bu noktaya kadar geldiyseniz, iki olay arasında neredeyse 1 gün fark olması mutlaka kafanıza takılmıştır. Bu durumu şöyle açıklayabiliriz; ilk beyaz ışık parlaması görüldüğünde bu durum bildiğiniz üzere ışık hızı ile iletiliyor. Ve aynı şekilde manyetometre verilerini değiştiren faktör olan ultra-mor ışınlarda ışık hızı ile etki ediyor. Fakat, kuzey ışıklarının oluşmasını sağlayan parçacıkların Güneş’ten Dünya’ya ulaşabilmesi için en az 18 saat gerekiyor. Bu nedenle iki olay farklı zamanlarda oluşuyorlar.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız başka kullanıcılar tarafından görülmeyecektir.