Halkası Olan Gezegenler

0

Yakın zamana kadar Güneş Sistemi’ndeki gezegenler arasında sadece Satürn’ün halkalarının olduğunun düşünülüyordu. Fakat, günümüzde uzak yörüngelere gönderilen uzay araçları sonucundaki keşifler gösteriyor ki, bir cismin yörüngesinde halkaların bulunması, oldukça sıradan ve gezegenler dahil olmak üzere bütün cisimler için uygun şartlarda olasılık dahilindedir.

Bir cismin halkalarının olabilmesi için, aktif bir yörünge sisteminin olması yeterlidir. Özellikle, fazla sayıda uydusu olan gezegenler için Satürn’ün halkaları kadar ihtişamlı olmasa da, gözle görülür halkalarının olması normal bir durumdur.

Böyle düşünmemizi sağlayan ve gezegenlerin halkaları hakkında başlangıç bilgilerimizi oluşturan Voyager uzay araçlarına da bu aşama da değinmesek olmaz. Çünkü, Voyager uzay araçları sayesinde Jüpiter, Uranüs ve Neptün gezegenlerinin halkalarının olduğunu öğrendik. Ve artık şunu da biliyoruz ki, Güneş Sistemi içerisinde halkaları olan başka cisimlerde bulunuyor.

Jüpiter’in Halkaları

Jüpiter’in halkaları, genel olarak büyük cisimler bulundurmadığı yani tozdan oluştuğu için, oldukça sönük görünür ve çok güçlü teleskoplar ile yörüngesinde uzay araçları haricinde gözlemlenemez. Bu yüzden halkaların ilk keşfi, 1979 yılında Jüpiter’e yakın geçiş gerçekleştiren Voyager 1 uzay aracı tarafından yapılmıştır.

Bu halkalar o kadar soluktur ki, yörüngesindeki uzay araçları bile, sadece Jüpiter’in arkasından Güneş ışığı geldiğinde bu halkaları görebilirler. Tabi, sadece Voyager 1 uzay aracı verilerine göre bu bilgiler edinilmedi. Daha sonrasında gönderilen Galileo ve günümüzde halen görev alan Juno uzay araçları da halkaların varlığını onayladılar. Ayrıca, yörüngeye yerleştirildiği 1990 yılından itibaren Hubble Uzay Teleskobu, Jüpiter’in halkalarını görüntülemeyi başarmıştır.

Jüpiter'in halkalarının görünümü
Jüpiter’in halkalarının bölümleri ile bu bölümler içerisinde bulunan uyduların görünümleri

Jüpiter’in halka sistemi, 4 bölümden oluşuyor. Bunlar; en iç bölümde bulunan ve en kalın halka olan Halo, içerisinde büyük parçaların da bulunduğu fakat o kadar geniş olmayan Ana Halka ve bunların hepsinin en dışında sönük ve geniş alanlara yayılan Gossamer halkalarıdır.

Jüpiter’in halkalarının oluşumunu sağlayan şey ise, halkaların içerisinde bulunan uydulardır. Halo ve Ana Halkalar, aynı yörüngede bulunan Adrastea ve Metis uydularına çarpan meteorların kalıntılarından oluşmuştur. Gossamer halkaları ise, içerisinde tozları sağlayan uydularının isimleriyle de anılırlar. Bu uydular; Amalthea ve Thebe‘dir.

Jüpiter'in halkaları (New Horizons)
New Horizons uzay aracı tarafından çekilen fotoğrafta Jüpiter’in halkalarının görünümü

Halkalardaki malzemenin Jüpiter’in çekimiyle beraber gezegene doğru çekildiği biliniyor. Bu yüzden uyduların sürekli olarak halkalara malzeme sağlanıldığı düşünülüyor.

Satürn’ün Halkaları

Diğer tüm gezegenlerin halkalarından farklı olarak, Satürn’ün halkaları büyüklük bakımından çok çeşitli maddeler içeriyor. Bu yüzden, görünümü bir toz bulutundan öte, tam anlamıyla bütün ve tek parçadır. Bunun en net örneği de, gezegeninin halkalarını ilk gözlemleyen kişi Galilei Galileo olmasına rağmen, halka olduklarını anlayamayarak, bunların Satürn’ün iki ucunda bulunan uydular olduğunu düşünmesine sebep olmasıdır.

1610 yılında Galileo’nun yaptığı yanlış tahminin ardından, Satürn’ün halkaları hakkında ilk doğru tahmin, Gelileo’dan çok daha iyi bir teleskoba sahip olan Hollandalı gökbilimci Christiaan Huygens tarafından 1655 yılında yapıldı.

Satürnün Halkaları
Satürn’ün halkalarının D,C,B,A,F,G,E bölümleri ve bu halkaların arasında kalan uydularının konumları

Satürn’ün halkaları tam olarak 14 bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler fiziksel özellikleri ve oluşumlarına göre ayrılmış ve isimlendirilmiştir. Bu bölümler gezegeninin yüzeyinden dışa doğru şöyledir: D halkası, C halkası, B halkası, Cassini bölmesi, A halkası, Roche bölmesi, F halkası, Janus-Epimetheus halkası, G halkası, Mehtone halkası yayı, Anthe halkası yayı, Pailene halkası, E halkası ve Phoebe halkası.

Bu bölümler arasında Cassini ve Roche bölmeleri iki halka arasındaki görünür boşluklara verilen isimdir. Tam olarak boşluk olduklarından söz etmek mümkün olmasa da, görünümleri öyledir.

Satürn'ün halkaları
Satürn’ün C, B, A ve F halkalarının görünümü. F fotoğrafın en sağında soluk tek bir çizgi şeklindedir.

Halkalar arasında ise F halkası, diğer halkalar ile kıyaslandığında neredeyse yok denecek kadar ince kalır. Diğer halka isimleri Janus, Epimetheus, Methone, Anthe, Pailene gibi uydulardan alınmıştır. Uyduların isimlerinin verilmesinin sebebi de, bu halkaları besleyen malzemenin bu uydulara çarpan meteorlar sonucunda kopan parçalar olduğu biliniyor. Satürn’ün halkaları arasındaki farkları ve uydulardan beslenmesini Satürn’de uzun süre görev yapan Cassini uzay aracı verilerinden alıyoruz.

E halkası teleskoplar ile gözlemlenebilen Satürn’ün en dış halkasıdır. Teleskoplardan görünülebilir olması tanımını dikkat edilmesi gerekiyor. Çünkü, NASA’nın Spitzer Kızılötesi Uzay Teleskobu tarafından çekilen görüntülerde, 2009 yılında Satürn’ün en dış bölümünde devasa büyük bir alana yayılmış olan Phoebe halkasını keşfettik. Bu halka çok malzemelerden oluşan bir toz bulutudur. Bu toz bulutu gezegenin çapından 50 kat uzaklıktan başlayarak, 270 kat mesafeye kadar uzanıyor. (Satürn halkalarının oluşumu ile ilgili yazı için bkz. Satürn halkaları nasıl oluştu)

Satürn Halkaları (Phoebe Halkası)
Satürn’ün halk E halkasına kadar olan görünümü ve Phoebe halkasının eklenmesiyle oluşan devasa alan

Uranüs’ün Halkaları

Uranüs’ün halkalarının varlığı ilk olarak 1977 yılında James Elliot, Edward Dunham, ve Jessica Mink tarafından keşfedildi. Aslında ilk keşif konusunda biraz tartışma bulunuyor. Çünkü, William Herschel Uranüs’ün keşfinin ardından 1789 yılında gezegeninin halkalarının da bulunduğunu açıklamıştı. Günümüzde, birçok gökbilimci Uranüs’ün halkalarının oldukça karanlık ve sönük olmasından dolayı bunun o yıllarda mümkün olamayacağını, bunun sadece başarılı bir tahmin olduğunu öner sürerken, bir kesim de keşfin ona ait olduğu konusunda düşüncesinden vazgeçmiyor.

Tüm bu tartışmaları geçersek, Uranüs’ün halkalarının, Satürn’e oranla oldukça genç oldukları düşünülmektedir. Halkalarının oluşumlarının diğer gezegenlerde olduğu gibi, bir zamanlar gezegenin etrafında var olan birçok uydunun parçalanmasından kaynaklandığına inanılıyor.

Voyage 2 - Uranüs'ün halkaları
NASA’nın Voyager 2 uzay aracı tarafından çekilen Uranüs’ün halkalarının fotoğrafı

Uranüs’ün halkaları teknolojinin gelişmesiyle beraber her bir adımda biraz daha arttı. İlk keşfi sağlayan ekip, gezegenin 9 halkasını bulmuştu. Ardından 1986 yılında Uranüs’e ulaşan Voyager 2, iki dış halkanın daha bulunduğunu gösterdi. En son ise 2003-2005 yılları arasında Hubble Uzay Teleskobu sayesinde iki dış halkanın daha varlığı görüldü.

Uranüs’ün halkaları buz ve bazı organik materyaller içeriyor. İçerdiği maddeler ve fazla büyük parçalarının olmaması sebebiyle oldukça düşük parlaklığa sahiptir. Halkaların ışık yansıtma oranı yüzde 2’dir.

Neptün’ün Halkaları

Neptün’ün halkaları ilk olarak Şili’de bulunan La Silla Gözlemevi’nde çalışan gökbilimciler tarafından 1984 yılında keşfedildi. Ve bu keşifleri 1989 yılında gerçekleşen Voyager 2 uzay aracı yakın geçişi sırasındaki fotoğraflar ile doğrulandı.

Neptün'ün halkalarının görünümü
Voyager 2 uzay aracı tarafından çekilen ve tek fotoğrafa sığmadığı iki fotoğrafı birleştirilerek oluşturulan Neptün’ün halkalarının görünümü

Neptün‘ün iç yörüngesindeki uydularının hepsinin daha sonradan oluştukları ve bu bakımından ikinci nesil uydular oldukları tahmin ediliyor. Bütün uyduların Güneş Sistemi’nin oluşum aşamasında parçalandığı ve günümüzdeki şekillerini aldıkları düşünüldüğünde, halkaların da bu aşamada parçalanan uydulardan kalan enkazlar olduklarına inanılıyor. Uyduların ve halkaların yörüngelerinin benzer olması da bu teorinin en büyük destekçisidir.

Neptün’ün halkaları tıpkı Uranüs’ün ki gibi genellikle organik maddeler ve buz parçalarından oluşmaktadır. İçindekiler ve yapı yönünden Uranüs ile benzerlik gösteren bu halka yapısı 5 keşfedilen bölüme sahiptir. Bu bölümlere geçmişte Neptün hakkında önemli çalışmalar yapan gökbilimcilerin isimleri verilmiştir.

UzayCo

(Paylaşımlarınızda kaynak göstermeyi unutmayınız.)

Cevap bırakın

E-posta hesabınız başka kullanıcılar tarafından görülmeyecektir.