Satürn’ün En Büyük Uydusu: Titan

0

Titan, Satürn’ün en büyük uydusu ve aynı zamanda Güneş Sistemi‘ndeki ikinci en büyük uydudur. Fakat bu özelliklerinden ayrı olarak, en önemli özelliği sistemimizdeki belli yoğunluğun üzerinde atmosferi bulunan tek uydudur.

Güneş Sistemi’nin en büyük uydusu Ganymede ile arasında sadece yüzde 2’lik bir fark vardır. Ve en küçük gezegen Merkür’den daha büyüktür. Ayrıca Güneş sisteminde, Dünya benzeri bir su döngüsüne sahip olduğu bilinen tek yer burasıdır. Ve Titan’ın bir yeraltı su okyanusuna sahip olduğu da düşünülmektedir.

Titan’ın Büyüklüğü ile Diğer Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri

5.149 kilometrelik çapı ile küçük bir gezegenden farksız olan Titan, yaklaşık 1.35 × 1023 kilogram kütleye sahiptir. Bu iki özelliğini gezegenimiz Dünya ile karşılaştırmak gerekirse, boyut olarak Dünya, Titan’ın neredeyse 2.5 katı, kütle olarak ise 44 katı büyüklüğündedir.

Titan, yörüngesinde bulunduğu Satürn gezegeni etrafındaki turunu 15 gün 22 saat 41 dakikada tamamlamaktadır. Kendi eksenindeki turu ise, tıpkı gezegenimizin uydusu Ay gibi, yörünge periyotu ile eş zamanlıdır. Yani, Satürn’den bakan birisi, sürekli olarak Titan’ın aynı yüzünü görecektir.

Cassini Uzay Aracı - Titan'ın Görünümü
Cassini uzay aracı üzerinde bulunan görüntüleme araçları tarafından çekilen kızılötesi görüntüler sonucunda oluşturulan Titan’ın yüzey görünümü

Güneş’e olan uzaklığı ve atmosfer koşulları sebebiyle Titan’ın yüzeyindeki sıcaklık -179 °C ‘dir. Titan’ın atmosferinin tıpkı Venüs gibi olduğunu düşünebilirsiniz. Fakat büyük farklılıkları da bulunuyor. Atmosferin içerisindeki gazlar Venüs’teki gibi sera etkisi oluşturmak yerine, üst tabakalardan Güneş’in yüzeye gelişini engelleyerek, Güneş ışınlarını geri yansıtıyor. Bu sebeple de Venüs’ün aksine, atmosferin üst tabakalarına doğru gidildikçe sıcaklık daha yüksektir.

Titan, diğer Satürn uydularından daha büyük olması sebebiyle, daha fazla bir kütlesel çekime sahiptir. Ve bu sebeple de yoğunluğu diğer uydulardan biraz daha fazladır. Ölçülen yoğunluğu 1.88 g/cm3 olan Titan’ın yarı yarıya kayalık ve buzdan oluştuğu düşünülüyor.

2005 yılında bir yüzeyine bir Huygens uzay aracı gönderilen uydu hakkında diğer bir çok cisimden fazla bilgiye sahibiz. Bunlardan birisi de, Titan’ın yüzey katmanlarının yapısı üzerinedir. Verilere göre, 3.400 kilometrelik kayalık bir yapıya sahip olduğu ve en üst tabakada bulunan buz tabakasının ile kabuk katmanı arasında bir okyanusun bulunduğu da tahmin ediliyor. Bu kadar soğuk bir cisim üzerinde “Nasıl sıvı okyanus kalmış olabilir” diye soracak olursanız, okyanustaki suyun amonyak ile karışık olduğunu, bu nedenle de donma noktasının yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

Huygens Sondası Titan Fotoğrafları
Cassini uzay aracından ayrılarak, Titan’ın yüzeyine iniş yapan Huygens sondasının atmosfere giriş ve inişi sırasında çekilen dört fotoğraf

Titan’ın Keşfi ve İsmin Verilişi

Titan ilk olarak 25 Mart 1655 yılında Hollandalı gökbilimci Christiaan Huygens tarafından keşfedildi. Aslında, Huygens’e sadece gökbilimci demek, büyük bir haksızlık olacaktır. Çünkü Huygens, ışığın kırılma prensibini anlayarak, kendi oluşturduğu ve ismi ile anılan kırılma yasaları sayesinde, kardeşinin de yardımıyla teleskopların teknolojisini bir adım ileriye taşımayı başarmıştır.

Christiaan Huygens, döneminin ötesinde olan bu teleskop ile Satürn’ün halkalarının olduğunu ilk doğru tahmin eden kişi olarak tarihe geçmiştir. Bu keşfinden kısa bir süre sonra ise, halkaların içerisinde parlayan bir noktanın bulunduğunu fark ederek, araştırmalarını bu noktaya odaklamış. Ve birkaç gün süren gözlemlerinin ardından, Satürn’ün ilk uydusunu bulduğunu duyurmuştur.

Tabi o dönemde ismi Titan değildi. Satürn’ün o dönemde tek bir uydusu olduğu bilindiği için, Huygens bu uyduya Luna Saturni ismini verdi. Ve uzun süre boyunca bu isim ile anıldı.

Satürn'ün Keşfedilen İlk 7 Uydusu
Christiaan Huygens, Giovanni Domenico Cassini ve William Herschel tarafından keşfedilen Satürn’ün ilk yedi uydusu

İlerleyen dönemde Giovanni Domenico Cassini’nin dört yeni uydu keşfi ile birlikte, Satürn’ün uydu sayısı beşe çıkmıştı. Hiçbir uydunun isminin olmaması ve sayının artmasıyla, bir takım karışıklıklar meydana gelmeye başlayınca, karışıklığı azaltmak için, Titan ile birlikte Cassini’nin keşfettiği uydulara yörünge uzaklıklarına göre Roma rakamlarıyla isimler verilmişti. (Satürn I, Satürn II vb gibi.)

Fakat bu durum daha sonrasında daha da karışıklığa sebep oldu. Çünkü, Uranüs’ü keşfeden gökbilimci William Herschel’ın keşfettiği iki yeni uydu sonrasında Satürn’ün uydu sayısı 7 olmuştu. Ara yörüngede yeni bir uydu keşfedildiği için, sıralama ve isimler tamamen değişmek zorundaydı. Örneğin, daha önceden Satürn I olarak bilinen bir uydu, Satürn II oluyor, böylece yazılmış kaynakların tekrar elden geçirilmesi gerekebiliyordu.

Bu karışıklığı önlemek amacıyla 1847 yılında Herschel’ın oğlu John o zaman kadar keşfedilen Satürn’ün yedi uydusuna antik Yunan mitolojisinden devlerin, tanrı ve tanrıçaların isimlerini verdi. Bu isimler; Titan, Enceladus, Tethys, Dione, Mimas, Iapetus ve Rhea’dır.

Titan İsmi Nereden Geliyor

Titanlar, antik Yunan mitolojisinde, ilk dönemlerde yaşayan ve sonrasında hüküm süren Zeus gibi tanrıların atalarıydı. Fakat bunlar, kendilerinden sonra gelecekler tanrılardan farklı olan oldukça güçlü devlerdi. Titan da, Satürn’ün en büyük uydusu olması ve hacim olarak Merkür gezegeninden bile büyük olması sebebiyle de böyle adlandırıldı.

(Paylaşırken kaynak belirtmeyi unutmayınız.)

Yazı Hakkında Yorumunuz Nedir

E-posta hesabınız başka kullanıcılar tarafından görülmeyecektir.