Merkür'ün Yörüngesi Toz Bulutu Halkası Keşfedildi

İç Güneş Sistemi’nde günümüzde daha önceden farkına varılamayan keşifler duyuruldu.

Günümüzde her geçen gün “Daha ne keşfedilebilir?” diye düşünemeden cevabı geliyor. Ve gelen yeni keşifler ile kendi Güneş Sistemi’mizi tamamen keşfedemediğimizi görmek bir heyecan hissi de uyandırıyor.

Yeni keşif demişken, bu sefer ki keşifler biraz daha ilginç. Çünkü, keşiflerin bulunduğu bölge arka bahçemiz olarak adlandırdığımız, teleskopların odağından uzun zamandır uzak olan Merkür ve Venüs ile doğrudan ilgili.

Sonuçları 12 Mart tarihinde açıklanan yeni bir çalışmaya göre, Merkür’ün yörüngesini bir toz bulutu ile paylaştığı ve asteroitlere ev sahipliği yapabilecek bir toz bulutunun Venüs’e oldukça yakın konumlandığı belirtildi.

Araştırma, NASA’nın Güneş’in Dünya ile ilişkisini ve etkilerini gözlemlemek amacıyla gönderdiği STEREO uzay araçlarından alınan bilgiye dayanıyor. STEREO uzay aracından yakalanan görsellerle oluşturulan model üzerinde yapılan değerlendirme sonucunda Merkür’ün yörüngesinde yaklaşık 15 milyon kilometre genişliğindeki bir toz bulutu keşfedildi.

Toz bulutu, yaklaşık 4.6 milyar yıl önce, Güneş Sistemi oluşmaya başlarken çeşitli çarpışmalar sonucunda parçalanan asteroitlerin veya kuyrukluyıldızların kalıntılarından oluşmaktadır. Aslında toz tüm sisteme yayılmış durumdadır. Ama bazı bölgelerde gezegenlerin yerçekimi etkisi ile şekil alarak yörüngede sabit hale gelmişlerdir.

Güneş Sistemi’nin Halkaları

Merkür’ün yörüngesinde bulunan toz bulutunun şanslı bir keşif olduğunu belirten araştırmacılar, STEREO uzay araçlarının görselleri üzerinde çalışıldığı sırada, Güneş ışığının olması gerekenden çok daha parlak olduğunu fark etmeleri sayesinde böyle bir keşfin gerçekleştiğini de açıkladılar.

Güneş’in etrafından bulunan toz bulutları dolayısıyla fotoğraflarda yüzde 5 lik bir parlaklık artışı meydana geliyordu. Ve bu noktada buna neyin sebep olduğu araştırılmaya başlandı.

En yaşlı ve soğuk beyaz cüce yıldız

Günümüzde biliyoruz ki, Dünya ve Venüs gibi iç Güneş Sistemi için büyük kütleye sahip cisimler genellikle toz bulutlarını yönlendirerek, yörüngelerinde tutuyorlar. Fakat, bu noktada söz konusu olan Merkür gibi çok daha küçük cismin toz bulutunu şekillendirebileceği ihtimali üzerine soruların cevaplanması gerekiyordu. Ve bu soruyu cevaplayan araştırmacılar, toz bulutunun Merkür’ün yerçekimi ile değil, Güneş’in manyetik alanı ve Güneş rüzgarları sayesinde o bölgede sabit durduğunu açıklıyorlar.

Araştırmacılar, verilerini NASA tarafından geçtiğimiz yıl içerisinde Güneş’in korona bölgesini incelemek amacıyla gönderilen Parker Güneş Sondası ile elde edilen bilgiler ile karşılaştırmak istediler. Fakat görev çok yeni olduğu için çözümlenmesi gereken bir çok verinin varlığı dolayısıyla yakın zamanda mümkün görünmemektedir. İlerleyen süreçte bilgilerin akışı ile beraber, bu uzay aracı eğer ki toz bulutunun olmadığı bir bölümden görüntü gönderebilirse, karşılaştırma mümkün olacaktır.

Venüs Asteroit Kuşağı

Gökbilimciler iç Güneş Sistemi’nde ilk kez bir toz bulutu bulmuyorlar. 25 sene önce, Dünya’nın yörüngesinin bir toz bulutuna da ev sahipliği yaptığı keşfedilmişti. Ardından ise, 2007’de Helios uzay araçlarından gelen arşiv verileri kullanarak Venüs’ün de benzer bir halkaya sahip olduğu teorisi duyurulmuş. Ve, STEREO uzay araçlarının verileri ile 2013 yılında Venüs’ün toz bulutu kesinlik kazanmıştır. (Toz bulutu halkasının boyutu, 26 milyon kilometre genişliğinde ve 10 milyon kilometre yüksekliğindedir.)

Dünya’nın yörüngesindeki toz bulutu halkasını, Mars ve Jüpiter arasında bulunan Asteroit Kuşağı içerisindeki asteroitlerin çarpışması ile ortaya çıkan çok küçük parçaların oluşturduğu kabul görmüştür.

Venüs’ün yörüngesindeki halkanın da, tıpkı Dünya’nın yörüngesindeki toz bulutu gibi Güneş Sistemi’nin herhangi bir bölümündeki tozlardan oluştuğu kabul ediliyordu. Halkaların nasıl oluştuğu hakkında çalışmalar gerçekleştiren astrofizikçi Petr Pokorny ve Marc Kuchner, Güneş Sistemi ve Asteroit Kuşağı modellerini kullanarak oluşturduğu simülasyonda, Dünya’nın yörüngesindeki halkanın bu bölgeden geldiğini onaylarken, Venüs’ün yörüngesindeki toz bulutunun asteroit kuşağından oluşamayacağını fark etti.

Pokorny ve Kuchner, Venüs’ün yörüngesinde toz bulutunun varlığını oluşturabilecek tüm kaynakları simülasyonda denediler. Fakat hiçbirisi uygun sonucu vermedi. Bunun üzerine toz bulutunun o bölgedeki asteroitlerin çarpışması sonucu oluştuğu hipotezini öne sürdüler. Ama bunu böylece açıklayamazlardı. Çünkü kanıtlamaları gerekiyordu. En azından simülasyon ile bunun mümkün olduğunu göstermelilerdi.

Fizikçiler, Venüs’e komşu 10 bin asteroitin bulunduğu bir model oluşturdular. Ve bu modeli her gezegenin tüm yerçekimsel etkilerini içeren bir simülasyonun içerisine yükleyerek, geçmişten günümüze 4,6 milyar yıl boyunca ilerlemesine izin verdiler. Simülasyon günümüz tarihine geldiğinde 800 asteroit parçalanmadan kalmayı başardı.

İkili için bu oldukça iyimser bir sonuçtu. Simülasyon sonucuna göre, asteroitler Venüs’ün yörüngesinde Güneş Sistemi’nin oluşumundaki kargaşadan kurtulmuş ve toz bulutu halkasını besliyor olabilirler. Artık tek yapılması gereken, Venüs’ün yörüngesine yakın durumda bulunan asteroit avına çıkmak olacak.

 

 

 

 

 

Yazı ile ilgili görüşünüz nedir?

Görüş ve yorumlarınızı buradan belirtiniz.
İsminiz yazınız