Takımyıldız Nedir? Ve Takımyıldızlar Tarihi Başlangıcı

0

Takımyıldız, göksel kürenin çeşitli bölümlerinde bulunan yıldızları gruplandırmak veya belli yıldızların bulunduğu bölümü isimlendirmek amacıyla, insanlar tarafından yıllar içerisinde oluşturulmuştur. Ve bu oluşturma sürecinde insanoğlu, gece gökyüzünde gördüğü yıldızları, kendi dönemleri ve inançları doğrultusunda bir hayvan veya cisme benzeterek adlandırma yolunu seçmiştir.

Takımyıldızı kelimesi, Latince’de “yıldız kümesi” olarak bilinen bir kelimeden türemiştir. Dilimizde de bu bağlamda bir isim almıştır. Yani yıldızlar küme olarak göründükleri için bu ismi alıyorlar. Herhangi bir fiziksel özellikleri ortak olduğu için değil. Bir takımyıldız içerisindeki yıldızların tek ortak noktası, Dünya’dan bakıldığında birbirlerine yakın olmalarıdır. Ama gerçekte bu yıldız birbirlerinden ışık yılları ile ifade edilebilecek  düzeyde uzak olabilirler.

Tam bu noktada şunu da belirtmek gerekiyor: Bütün yıldızlar Samanyolu içerisinde hareket halindedir. Bu yüzden, takımyıldız şekilleri binlerce yıl içerisinde çok az da olsa değişim göstermiştir.

20. yüzyılın ortasından itibaren artık takımyıldızlar, sembol veya şekiller oluşturmaktan daha çok, gökyüzünün belli bir bölümünü tanımlamak için kullanılıyor. Tüm Kuzey ve Güney göksel küresi kabul edilen 88 takımyıldız için 88 bölgeye ayrılmıştır. Ve bu bölgeler tıpkı bir ülkenin sınırları gibi bellidir.

Güney Kutup Bölgesi Takımyıldızlar
Güney Yarımküre takımyıldızları ve sınırları

Takımyıldızlar gözlemlemeyi kolaylaştıracak biçimde, yön tayini için halen kullanılıyor. Hatta, isimlendirmek için de takımyıldızlar kullanılabiliyor. Örneğin, Güneş Sistemi’ne en yakın yıldız olan Alpha Centauri, Centaurus Takımyıldızı içerisinde bulunduğu için bu şekilde adlandırılmıştır.

Takımyıldızlar Tarihi

Tarihte ilk kez hangi uygarlığın takımyıldızları oluşturduğu veya günümüzde kullandığımız takımyıldız isimlerinin kaynağının neresi olduğu tam olarak bilinmiyor. Elimizde sadece, ortak bir bilinç ile oluşturulan ve binlerce yıl içerisinde kabul gören bu takımyıldız isimleri, yazılı kaynaklara ne zaman girdiği bilgisi bulunuyor.

Takımyıldızlar ile alakalı ilk yazılı belgeler M.Ö. 3000 yıllarında Mezopotamya bölgesinde oluşturulan kil tabletlere dayanmaktadır. Bu tabletlerde, takımyıldızlara bazı isimler verildiği fark edilmiştir. Ama, yoğun olarak takımyıldızlara isim verilişi, Babil Devleti(Babiller) dönemiyle başlamıştır. Dönemi itibariyle bilimin merkezi olarak kabul edilen Babiller, birçok astronomi olayının yazılı olarak kaydedilmesi bakımından ilk kaynaktır.

Takımyıldızlar konusunda günümüzde kullandığımız isimlerin birçoğu ise, M.Ö. 2. yüzyılda yaşayan Ptolemy’nin Almagest isimli kitabından gelmektedir. Çoğu antik Yunan’da şekillenen takımyıldız bilgilerini bir araya getiren gökbilimci Ptolemy’nin kataloğunda 48 takımyıldızı ve isimleri bulunuyor. Astronomi dünyası için rehber olan bu kitap, takımyıldızlar için de başlangıç noktası olarak düşünülebilir.

Kuzey Yarımküre Takımyıldızlar
Kuzey Yarımküre takımyıldızları

İlerleyen dönemde ise, takımyıldızlar konusunda İslam bilim dünyası ve Çin içerisindeki hanedanlıkların önemli katkıları oldu. 16. yüzyıla gelindiğinde ise, koloni çağıyla birlikte Dünya’nın yeni bölgelerinin keşfedilmesi ve bunu takiben yeni takımyıldızların listeye eklenmesi sağlandı.

Günümüzde ise, 1922 yılında yapılan son düzenleme ile Uluslararası Astronomi Birliği tarafından kabul edilmiş 88 takımyıldız bulunuyor. Takımyıldızlar artık geçmişte olduğu gibi bir şekil oluşturmak yerine, artık gökyüzündeki bir bölgeyi tanımlamak için kullanılmaya başlandı. Her bir takımyıldızın sınırları vardır. Ve, listelenmemiş bir yıldız bulunursa, hangi takımyıldızın sınırları içerisindeyse, oraya dahil edilir.

 

Yazı Hakkında Yorumunuz Nedir

E-posta hesabınız başka kullanıcılar tarafından görülmeyecektir.