Isaac Newton’ın evrensel kütle çekim yasaları ile tanımladığımız yerçekimi kuvveti nedir ?

Yerçekimi, bir cismi fırlattığınızda veya serbest bıraktığınızda zemine düşmesini sağlayan ya da sizi Dünya’da sürekli serbest bir halde hareket etmekten alıkoyan kuvvettir. Ama hemen insanı sınırlayan bir şey gibi düşünmeyin. Çünkü, mantıklı bir şekilde düşünürsek, Dünya’yı yaşanabilir hale getiren şey yerçekimidir. Eğer ki yer çekimi olmasaydı, Dünya Güneş’in yörüngesinde bulunmazdı. Ve böylece yaşam denklemi daha kurulamadan sonlanırdı.

Yerçekimi fizikte şöyle açıklanır; “Kütlesi olan her bir cismin belli bir yerçekimi de vardır ve yerçekimi, cismin kütlesiyle doğru orantılıdır. Yani cismin kütlesi ne kadar büyükse, uyguladığı yerçekimi de o kadar büyüktür.

Yerçekimi Kuvettinin Etkisi
Bir cismin yerçekimi etkisine giren başka bir cismin hareketinin görünümü – NASA

İki cismin birbirlerine etki eden yerçekimi kuvvetleri kütlelerinin yanı sıra, birbirlerine olan mesafeye de bağlıdır. Fakat mesafe, ters orantılı olarak etki eder. Yani, bir cismin diğerine olan yerçekimi mesafe arttıkça, azalır.

Yerçekimi Kuvvetinin Keşfi

Yer çekimi, kozmik cisimleri yörüngelere yerleştirir ve sonunda gezegenler, yıldızlar ve galaksiler haline gelene kadar uzay parçacıklarını daha büyük kümelere yavaş yavaş sürükler. 1600’lü yıllara gelindiğinde, Isaac Newton yerçekimini, tüm maddelere etki eden evrensel bir kuvvet olarak tanımladı. Teorisine göre, yerçekiminin denklemi kütle ve mesafe ile tanımlanmaya başlandı.

Newton için astronomiye ilginin net olarak başlangıcı 1680 yılında görülen kuyrukluyıldızdır. Bu dönemden itibaren çeşitli astronomlar ile iletişime geçen ve araştırmalar yapan Newton, Kepler’in Hareket Kanunlarını inceledikten sonra, gezegen yörüngelerinin eliptik formunun, yarıçap vektörünün karesi ile ters orantılı olan bir merkezcil kuvvetten kaynaklanacağının matematiksel bir kanıtı geliştirdi. Newton, bu sonuçları Halley Kuyrukluyıldızını keşfeden astronom Edmond Halley’e ve Kraliyet Cemiyeti’ne iletti. Cemiyette tartışmaya açılan birçok astronom tarafından incelenen sonuçlar, herkes tarafından kabul edilmeye başlandı.

Newton’ın evrensel kütle çekim yasaları, yüzlerce yıllık hesaplamalarla oluşan bilgilerin bir doruk noktasını temsil ediyor. Aslında uzun yıllardır sürdürülen çalışmalar Newton sayesinde bir sonuca ulaşıyor. Newton kendi teorilerini ilk kez 1687 yılında “Philosophiae Naturalis Principia Mathematica” isimli kitap ile yayımladı.

Philosophiae Naturalis Principia Mathematica Kitabı
Isaac Newton’ın yazdığı modern fiziğin temellerini oluşturan, Philosophiae Naturalis Principia Mathematica kitabının görünümü

Newton bu kitabında, Alman astronom Johannes Kepler’in Gezegenlerin Hareket Kanunları ve kendi yerçekimi teorilerinden türettiği Hareketin Üç Kanunu olarak bilinen kuralları ortaya koydu.

Newton’ın evrensel kütle çekim yasaları oluşturulduğundan itibaren yaklaşık 300 yıl boyunca hiçbir tartışmaya neden olmadan kabul edilerek, kullanıldı. Ardından ise, Albert Einstein ortaya koyduğu izafiyet teorisi ile aslında Newton’ın yerçekimi yasalarının her koşulda geçerli olmadığını öne sürdü.

UzayCo

 

 

 

 

LEAVE A REPLY