Uranüs'ü ilk kim keşfetti?

Antik çağlardan sonra keşfedilen ilk gezegen olan Uranüs’ün keşfi nasıl gerçekleşti?

Uranüs’ün keşfi ile ilgili elimizde bulunan en eski kaynak M.Ö. 2. yüzyıla dayanıyor. Dönemin Yunan astronomu ve trigonometrinin kurucusu olarak bilinen Hipparchus, gökyüzündeki yıldızlardan bir katalog hazırladığı sırada, Uranüs’e rastlayarak, onu da listesine bir yıldız olarak kaydetti. Hipparchus katalogunda, yıldızları ekliptik koordinatları ve görünür büyüklüklerine göre listeledi.

Bu katalog daha sonrasında, M.S. 150 yılında İskenderiyeli Yunan astronom Cladius Ptolemy’nin yazmış olduğu Almagest(Büyük Bileşim) isimli kitaba dahil edildi. Bu kitap 17. yüzyıla kadar, İslam ve Ortaçağ Avrupa’sındaki gökbilimciler tarafından kesin bir kaynak olarak kullanıldı. Ve bu süre zarfından Uranüs’ün yıldız olduğu kabul edilmişti. 17. ve 18. yüzyıllara gelindiğinde ise, durum biraz değişkenlik gösterse de, teleskopların gelişmesiyle artan keşifler sırasında birçok gökbilimci, geçmişin yanılgısına kapılarak, Uranüs’ü yıldız olarak kaydetmeye devam ettiler.

Uranüs’ü yıldız olarak kaydeden kişilerden biri de, İngiliz astronom John Flamsteed, 1690 yılında gerçekleştirdiği altı gözlem sonucunda Uranüs’ün bir yıldız olduğunu, hatta Toros takımyıldızının bir üyesi olduğunu belirtti.

Fransız astronom Pierre Lemonnier, Uranüs’ü birbirini izleyen dört gece boyunca gözlemledi. Hatta 1750 ile 1769 yılları arasında en az 12 gözlemde bulunmasına rağmen Uranüs’ün gezegen olduğunu fark edemedi. Peki, nasıl gezegen mi yıldız mı anlayamadılar? Uranüs, bir kaç gece boyunca Dünya’dan görünüm değişiminin durağan noktalarından birinde gözlemlenirse, yıldızla kolaylıkla karıştırılabilir.

Uranüs’ün Gezegen Olarak İlk Keşfi

İngiliz astronom William Herschel, büyüklüğü 8 ve daha daha olan yıldızları incelerken, oldukça sönük olan bu cismi gördü. Bu cisme yoğunlaştırdığı gözlemleri sonucunda, cismin yıldızların önünden geçtiğini, yani bize yıldızlardan daha yakın olduğunu fark etti. İlk başta bir kuyrukluyıldız bulduğunu düşündü. Kraliyet Cemiyeti’ne yaptığı açıklamada, bunun yıldız olamayacağını, bildiğimiz yıldız hareketlerini ve büyüklüğünü göstermediğini belirtti. Ve konuşmasının sonunda bunun bir kuyrukluyıldız olduğunu söyledi.

William Herschel'in 12 metrelik teleskopu
Astronom William Herschel’in 1989 yılında yapımı tamamlanan, İngiltere’deki gözlemevinde bulunan ve 12 metrelik boyutuyla döneminin en büyük teleskopu

Herschel gözlemlediği şeyin bir kuyruklu yıldız olduğunu sürdürmeye devam ederken, “keşfi” toplulukta tam kabul görmedi. Zamanla, Johann Elert Bode gibi astronomlar, Uranüs’ün yörüngesinin neredeyse dairesel olduğunu, bu yüzden bir gezegen olduğu teorisini öne attılar. 1783 yılına gelindiğinde, Herschel, Kraliyet Cemiyeti’nde Uranüs’ün bir gezegen olduğu teorisini kabul etti.

Herschel, Uranüs’ün keşfi ile Kral George III tarafından makam olarak ödüllendirildi. Ömrünün sonuna kadar gaz devlerinin uyduları olmak üzere birçok keşif gerçekleştirdi. William Herschel günümüzde halen kullanılmakta olan, uzaydaki 2500 cismin bulunduğu bir katalog da oluşturdu.

UzayCo

LEAVE A REPLY