Güneş Sistemi içerisinde büyük bir bölümü kaplayan Kuiper Kuşağı nedir ? İçerisinde hangi cüce gezegen ve cisimleri barındırıyor ?

Plüton, 1930 yılında Clyde Tombaugh tarafından keşfedildikten kısa bir süre sonra, Plüton’un dış Güneş Sisteminde yalnız olmayabileceği ve daha başka gezegenlerin de olabileceğini konuşulmaya başlandı. Kuiper Kuşağı’nın varlığını ilk olarak tahmin eden astronomları şöyle sıralayabiliriz:

  • 1943’te astronom Kenneth Edgeworth kuyruklu yıldızlar ve büyük çaplı nesnelerin Plüton’un ilerisindeki bölgede rahatça var olabilir açıklamasını yaptı.
  • Ardından Hollandalı astronom Jan Oort 1950’de güneş sisteminin uzak kenar bölgelerinden bazı kuyruklu yıldızların gelebileceğini öne sürdü.
  • 1951 yılına gelindiğinde ise, astronom Gerard Kuiper, kendi ismini taşıyan ve içerisinde buzul nesnelerin bulunduğu bu bölgenin varlığını kuyruklu yıldızlar üzerinden açıkladı. Kuyruklu yıldızların güneş sistemi içerisine bu bölgeden giren cisimler olduğunu belirten Kuiper, böyle bir bölgenin olduğu fikrinin gökbilimciler arasında kabul görmesinin başlangıcı kabul edilir..

Kuiper Kuşağı ve Özellikleri

Birçok gökbilimci tarafından Edgeworth – Kuiper kuşağı olarak da bilinir. Güneş Sistemi’nin, Neptün gezegen yörüngesinden başlayarak Güneş’ten yaklaşık 50 AU’ya kadar uzanan bölgeye verilen isimdir. İçerisinde birçok küçük çaplı cismi ve belki de astronomlar için en önemli amaç olan Güneş Sistemi’nin oluşumundan kalma cisimleri bulundurur.

Kuiper Kuşağı, güneşten mesafesi 4.5 ile 7.4 milyar kilometre arasında yer alan bir eliptik düzlemdir. Bu bölge birçok yönden Mars ile Jüpiter gezegenleri arasından kalan Asteroid Kuşağı ile benzerlik gösterir. Fakat çok daha büyüktür.

Güneş Sistemi ve Kuiper Kuşağı
Güneş Sistemi ve Kuiper Kuşağı

Astronomlar, bu bölgede çapı 100 kilometreden büyük olan binlerce cismin, birkaç kısa periyotlu kuyruklu yıldız ile cüce gezegenlerin ve diğer trilyonlarca küçük nesnenin bulunduğunu tahmin ediyorlar.

Kuiper Kuşağı’nda bulunan cisimlerin hangi bileşenlerden oluştuğu tam olarak bilinememektedir. Fakat, keşfinden bu yana bölgeye yapılan spektrografik çalışmalarda cisimlerin genellik su buzundan oluştuğu belirlendi. Ayrıca, metan vb gibi hafif hidrokarbonlar ve amonyak da tespit edilen bileşenler arasında bulunuyor.

Su buzu, 1996 TO66, Huya ve Varuna dahil olmak üzere Kuiper Kuşağı içerisinde bulunan bir çok cisimde tespit edildi. Eris ile diğer birçok cismi keşfeden ve Kuiper Kuşağı üzerine araştırmalarda bulunan Mike Brown 2004 yılında bölgenin en büyük cisimlerinden biri olan Quaoar‘da kristalli su buzu ve amonyak hidratın varlığını keşfettiler. Cismin yüzeyinde böylesine bileşenlerin deforme olmadan kalması pek mümkün olmadığı için geçmişte yüzeyin altında kalan bileşenlerin günümüzde çarpışmalar ile tekrar yüzeye çıktığı tahmin ediliyor.

Keşfedilen Kuiper Kuşağı Objeleri

Plüton, ilk keşfedildiğinde öyle olarak bilinmese de ilk Kuiper Kuşağı objesi olarak biliniyor. Dave Jewitt ve Jane Luu 1992 yılında 1992 QB1 ismini verdikleri cismi keşfetmeselerdi, Plüton halen bir gezegen olarak biliniyor olacaktı. 1992 QB1 ve altı ay sonrasında keşfettikleri 1993 FW isimli Kuiper Kuşağı objeleri o zaman için tüm odağı üzerlerine çekmeyi başardı.

2003 yılında Plüton’un yaklaşık dörtte üçü büyüklüğünde olan Sedna keşfedildi. Sedna’nın Güneş’in yörüngesindeki bir turu Dünya yılı ile 10.500 yıl sürüyor. Sedna yaklaşık 1750 kilometre genişliğindedir. Ve keşfedildiği dönemde Kuiper kuşağı içerisinde keşfedilen en büyük obje olarak kayıtlara geçmişti.

Günümüzde keşfedilen en büyük Kuiper Kuşağı cisimleri ve uyduları
Keşfedilen en büyük Kuiper Kuşağı cisimleri ve uyduları

Astronom Mike Brown 2005 yılında Kuiper Kuşağında Plüton’dan daha büyük bir obje bulduklarını ve bunun 10. gezegen olduğunu duyurdu. Fakat, Plüton’un da gezegen statüsünün sorgulanmasına sebep olan Eris ismi verilen bu cisim daha sonraki yıllarda cüce gezegen olarak kayıtlara geçti. Eris, Dünya’nın Güneş’e uzaklığının 100 katı bir mesafede, yörüngesindeki turunu yaklaşık 580 yılda tamamlıyor. 2008 yılında Kuiper Kuşağı’nda iki cüce gezegen, Haumea ve Makemake bulundu.

Fakat 2017 yılında Haumea’nın parlak bir yıldızın önünden geçerken ki görüntüsünün küreye benzememesinden dolayı cüce gezegen statüsü şu anda tartışmaya açık durumda. Uluslararası Astronomi Birliği’nin tanımına göre, yuvarlaklık cüce gezegenin ölçütlerinden biridir. Haumea’nın şeklinin  küre olmama sebebinin ise, kendi eksenindeki hızlı dönüşü olarak gösteriliyor. Zira, Haumea’nın bir günü Dünya saati ile sadece dört saat sürüyor.

Kuiper Kuşağı içerisindeki önemli son keşiflerden ve belki de gelecek yıllarda adından söz ettirecek cüce gezegen ise, 2014 MU69 ‘dur. Bu cismin öneminin sebebi ise, Güneş Sistemi’nin oluşumu ile ilgili bilgiler içerebileceği düşünülmektedir. Bu yüzden New Horizons uzay aracının sıradaki hedefi olarak belirlendi.

UzayCo

Yazı ile ilgili görüşünüz nedir?

Görüş ve yorumlarınızı buradan belirtiniz.
İsminiz yazınız