Dawn uzay aracında bulunan GRaND cihazının cüce gezegen Ceres üzerinde yaptığı araştırmaların verileri ve bu verilere göre çıkarımları yayınlandı.

Yeni araştırmalara göre cüce gezegen Ceres’in her yerinde su bulunduğu ortaya çıktı. Yeni gözlemler neticesinde, su buzunun bu asteroidin yüzeyindeki sığ olan yerlerde bulunduğu doğrudan kanıt sağlamıştır.

Ceres, Mars ve Jüpiter arasında kalan asteroid kuşağının en büyük gök cismidir. Uzun süredir toplam kütlenin yüzde 30’una kadar çıkması beklenen önemli miktarda su tahminleri bulunduğundan şüphelenilmekteydi. Kanıtlar, Ceres’in yüzeyi üzerindeki su buzunun kaya ile karıştığına işaret ediyor ve nadiren de olsa daha fazla konsantrasyona maruz kalan buz lekeleri bulundu.

Yeni sonuçlar Ceres’teki suyun varlığını ortaya çıkarmak için kullanılabilen hidrojen dağılımını gösteren global bir haritadan geldi. Veriler, Ceres’in su içeriğinin kaya içeriğinden ayrıldığı ve cüce gezegende buz gibi zengin bir kabuk oluşturduğu teorisini destekliyor. Yazarlar, detaylandırdıkları son yazılarında bulgular doğrultusunda “Su buzunun yüzeyin bir metre altında milyarlarca yıldır bulunabileceğine dair kanıtlar doğrulanıyor.” diyorlar.

Küresel harita, şu anda cüce gezegenin yörüngesinde bulunan NASA’nın Dawn sondası üzerindeki bir alet vasıtasıyla oluşturuldu. Bu alet Gamma ışınları ve Nötron Dedektörü kelimelerinin birleşimi olan “GRaND” olarak biliniyor. Bu cihaz iki çeşit parçacık tespit eder: atomları oluşturan parçacıklardan biri olan nötronlar ve çok yüksek enerjili ışık olan gama ışınları. Kozmik ışınlar (uzaydaki çok yüksek enerjili parçacıklar) cüce gezegenin yüzeyine çarptığında, çarpışma, nötronlar ve gama ışınları da dahil enkaz parçacıkları spreyi oluşturabilir. Fakat enkaz rastgele değildir. Bu gama ışınlarının ve nötronların bazı karakteristikleri Ceres yüzeyinin kimyasal bileşimi ve yüzeyin altındaki belirli derinlikler hakkında bilgi sağlayabilir. GRaND verilerine bakan bilim adamları, Ceres yüzeyindeki potasyum, demir ve hidrojen gibi elementlerin bolluğu hakkında yaklaşık 1 metre derinlikte nelerin olduğunu öğrenebilirler.

Cihaz, su moleküllerini doğrudan algılayamaz. ancak, gelen verilerden bir çıkarım yapılabiliyor. Bunun yapılmasının diğer bir yolu ise, Ceres’in evrimi yeniden canlandırabilen, bu unsurların bugün nasıl dağıldığını gösteren çeşitli olası sonuçlar üretebilen bilgisayar modelleri yapılması.

Modelleri yeni harita ile karşılaştırmak, Ceres’deki su buzunun kutupların yakınında yoğunlaştığını gösteriyor: Yüksek enlemlerde (her iki yarım kürede yaklaşık 40 derece geçtiğinde) Ceres yüzeyindeki su zemini ve yüzeyin hemen altındaki tabakalarda su buzu oluşabilir. Yeni araştırmaya göre Ceres’in kütlesinin yüzde 27’sine kadar. Ekvatorun yakınında, su buz konsantrasyonu çok daha düşüktür.

Araştırmacılar ayrıca,cüce gezegen Ceres haritasını, asteroid kuşağındaki başka bir cüce gezegen olan Vesta’nın haritasıyla karşılaştırdılar. Bu global haritalardan elde edilen veriler, Ceres’in Vesta’ya göre 100 kat fazla hidrojene sahip olduğunu ve hidrojenin yüzeye daha eşit şekilde dağıldığını göstermektedir. GRaND’ın temel araştırmacısı Thomas Prettyman, San Francisco’daki Amerikan Jeofizik Birliği’nin 15 Aralıkta düzenlediği yıllık toplantısının basın toplantısında konuştu.

Prettyman, Ceres’in kompozisyonunun karbonlu kondritler adı verilen bir meteorit ailesi ile karşılaştırıldığını belirtti. Bu kayalar, asteroid kemerindeki çoğu asteroid gibi, güneş sisteminin ilk günlerinden beri çok az evrimleşti. Ancak yeni harita Ceres ile bu göktaşları arasında bazı önemli farklılıklar göstermektedir.

UzayCo

 

LEAVE A REPLY