Cüce gezegen Ceres ve gizemleri tüm astronomların ilgilendiği konuların başında geliyor. Peki neden ?

Ceres, güneş sisteminin iç tarafında bulunan bir cüce gezegendir. Diğer bütün cüce gezegenler “Kuiper Kuşağı” denilen alanda bulunmaktadır. Ceres en küçük cüce gezegen olmasına rağmen, asteroid kuşağında bulunan en büyük gök cisimlerinden birisidir.

Bu cüce gezegen asteroid kuşağındaki diğer gök cisimleri gibi değildir. Şeklini şöyle tarif edebiliriz; basık küremsi ve ekvatorunda da bazı çıkıntıları bulunan bir gök cismi. Bilim adamların Ceres ile ilgili yüzeyinde bir okyanusun ve bir olasılık atmosferinin olabileceğini düşünüyorlar. 2015 yılı Mart ayında gönderilen Dawn uzay aracıyla bazı gizemler son bulsada, bazıları hala devam etmekte.

Dünya’ya en yakın cüce gezegen olarak diğerlerinden oldukça farklıdır. Bu farklılığı bulunduğu asteroid kuşağındaki en büyük cisim oluşu. Fakat 950 kilometrelik genişliğiyle en küçük cüce gezegen olup, bir günü 9 Dünya saatine karşılık gelmektedir.

Keşfi

Ceres ilk defa 1801 yılında Sicilyalı gök bilimci Giuseppe Piazzi tarafından saptandı. Mars ile Jüpiter arasındaki bölümde bir gezegen olması gerektiği matematiksel tahminlerinin ardından bir gezegen arayışına giren Piazzi çok önemli bir buluşa imza attı.

İlk bulunduğunda gezegen sınıfına girmişti. Fakat sonradan bu astreoid kuşağında daha fazla asteroid bulunmasının ardından, asteroid sınıfına düşürüldü. 2006 yılında yapılan gezegen sınıflandırması tanımının ardından ise, cüce gezegen sınıfına girdi. Plüton’da bu yılda aynı sınıfa dahil olmuştu.

İsmi nereden geldi ?

Giuseppe Piazzi, gezegeni keşfetmesinin ardından eski Roma tanrıçasının ismini bu gezegene verme kararı aldı. Ayrıca o dönemlerde bulunan bir diğer şey de Cerium metalidir. Cüce gezegenin keşfinin ardından dünyanın en zor bulunan metallerinden ve en önemlilerinden birinin ismi de ondan esinlenerek konulmuştur.

Yüzeyindeki Parıltılar ve Gizemleri

6 Mart 2015 tarihinde NASA’nın Dawn uzay aracı yörüngedeki Vesta ve Ceres’i incelemesi için gönderildi. İlk olarak Vesta’ya ulaşan uzay aracı buradan ayrıldıktan sonra Ceres’e seyahat etti. Bilim adamları tarafından hep gizem kaynağı olarak gösterildi. 1991 yılından beri yüzeyinde su olabileceği konuşuldu. 20 yıldan fazla bu konuşuldu ve sonunda uzay aracı Ceres’e ulaştığında bazı sorulara olacaktı.

Dev asteroide ulaşıldığında, gözlemlenmeye başlandı ve 130 noktada benzer parıltılar görüldü. Yüzeyi yeni dökülmüş bir asfalt kadar yansıtıcıydı. En parlak bölge ise 90 kilometre çapındaki Occator Krateriydi. En ilgi çekici yeri ise 6,437 metre yüksekliğindeki piramit şeklinde olan yalnız dağıydı. Ve beraberinde bir çok spekülaskon beraberinde geldi.

Bu cüce gezegen 2.09 g/cm3 bir yoğunluğa sahiptir. Bu da ağırlığının çeyreğinin sudan oluştuğunu göstermektedir. Dünyanın yoğunluğunun 5.52 g/cm3 olduğunu bildiğimize göre, Ceres ile arasında bir kıyaslama yapılırsa, Ceres’de Dünya‘da bulunandan daha fazla su olduğu çıkarımı yapabiliyor.

Ceres'in Katmanları
Cüce Gezegenin Alt Katmanları

Yüzeyinin ince bir tabaka olduğu ve bunun hemen altında buz tabakasıyla kaplı olduğu teorisi, yüzeyde oluşan parıltıların da nedenini açıklıyor. Teori şu ki, büyük çaplı bir cisim Ceres‘e çarptığında bu ince dış kabuk kırılıyor ve o bölümden buz açığa çıkıyor. Buza güneş ışıklarının çarpması sonucu yansıyan ışıklar uzay aracından görülüyor.

UzayCo Özel Yazısıdır.

LEAVE A REPLY